top of page

Kabileseller ve Human Design;

Aile!


Human design haritanızda kabilesel enerjiyi tasarımınıza getiren kanallardan herhangi biri tanımlı ise ( kapı değil, kanal tanımlı ise) bu yazıyı bir okuyun derim....


Haritanı buradan doğum bilgilerini (dakikası net olacak şekilde) girerek edinebilirsin... Önerim önce haritanı çıkarıp sonra okumaya başlaman olacak.


Bu kanallar: 45-21, 40-37, 49-19, 54-32, 4-26, 27-50 ve 59-6'dır.

Eper haritanıza baktığınızda bir uçtan diğerine bu kapıları birbirine bağlayan "yol" kanal renkli ise bu yazıya devam edebilirsiniz.



beyaz human design grafiği üzerinde kabilesel devrenin işaretlenmesi
Human Design Haritası: Kabilesel devre yani kabilesel kanalların yeri renklendirilmiştir.

Kabile nedir?


Sıcaklık, bir arada olmak, paylaşmak, desteklemek, ihtiyaçlar... vb. bir sürü yoğun değeri içerisinde barındıran bir bağdır değil mi?


Yardımlaşma, birbirini düşünme, birinin probleminin herkes tarafından paylaşılması...


Fakat herkes bu duyguları, düşünceleri, iradeyi, isteği hissetmiyor değil mi? Bazı kişler bunları hissetmek için kendilerini zorluyorlar... Bunun nedeni basit bir mekanik ile açıklanabiliyor... O kadar komplike değil;


Onlarda KABİLESEL bir enerji tasarımlarında baskın değil ya da hiç yok... Ve bu bir eksiklik değil sadece FARKLILIK! herkes FARKLI. önce bir bunu benimsemeliyiz.


Aynılaştırılmaya karşı duruşlar başladı... Evet çok haklı bir ayaklanma... Ama saçma... ÇÜNKÜ ZATEN AYNI DEĞİLİZ VE HİÇ OLMADIK. Evet özde aynıyız biriz, bir bilincin taşıyıcılarıyız fakat AYRIŞMIŞ ÖZELLİKLERİMİZ ile çok çok spesifik bir eşsizlik ile dünyaya geldik. İkizimiz ile bile aynı değiliz, olamayacağız ve hiç olmadık. Bu nedenle zaten hiç olmamış bir şeyin karşısında durmaya çalışmak bana saçma geliyor... Konuşmaya bile değmez buluyorum. Ama bu tabii ki benimle alakalı, mücadele etmeye gelmiş biri olmadığımdan bu şekilde hissediyorum. Mücadele içn gelmiş kişiler de bu karşı duruşları yapmak için buradalar.


Burada da şunu kabul etmeliyiz: Hiç bir zaman birbirimizi ANLAYAMAYIZ sadece OLDUĞU GİBİ KABUL EDEBİLİRİZ. Ve bence etmeliyiz de hatta bu da bir konu bile olmamalı ama yaşarken bu bu kadar kolay olmuyor biliyorum benimde kabul edemediğim şeyler oluyor, olacakta... Ama ideali bu:)


Peki bu aynılaştırma, belli bir kurala uyalım, değerlerimize sahip çıkalım, herkes birbirini desteklesin, herkes duyarlı olsun gibi düşünceler nereden geliyor? KABİLESEL FREKANSTAN geliyor. Dünya uzuuun bir süredir kabilesel bir frekansın içerisindeydi ve 2027'de bu alandan çıkacak... Bireyselliğe doğru gitmekteyiz, bu sebeple de dünyada farklılıklara dikkat çekilmeye başlandı bu global bir etki çünkü, kaçılamayacak bir etki, senden benden daha büyük bir yaptırımı olan... Kabullenilmesi gereken bir etki. Değiştirilemeyecek... Bu evren bir işletim sistemi, bizim güneş sistemimiz bir uygulama ve bir büyük güncellemeler var bir de küçük güncellemeler var. Örneğin; küçük güncellemeler hergün değişen güneşin üzerimizde bıraktığı etki... Bu hergün farklı bir konu ile geliyor ve biz buna human designda "günlük transit" yani "HAVA DURUMU" diyoruz... Bir de büyük güncellemeler var; mesela yakın zamanda 2027 yılında komple yaşam temamız değişecek daha aile temelli bir temadan, bireysel bir temaya doğru geçiş yapmaktayız ve bunun gelişini hergün daha çok hissetmeye başlıyoruz. Bu konuya çok girmeyeceğim odağımız kaçmasın diye ama anlatacağım şey bu konuya bağlantılı olduğundan biraz değinmek istedim.


Şimdi gelelim asıl konumuza; Dünya kabilesel bir temadan bireysel temaya geçerken yani aile ve değerlerdense, bireyselliğin, "bencilliğin", "kendimciliğin" hakim olduğu bir yapıya geçerken benim gibi KABİLESEL olanların zorlanacağı kesin:) Bu nedenle de burada bizlere hizada kalabilmemiz ve yeni dünyaya adapte olabilmemiz adına bir hatırlatıcı koymak istiyorum. Ne zaman içinde bir huzursuzluk, yalnızlık, dışlanmışlık, uyumlanamama, değerlerine sahip çıkmak için aşırı çaba ya da "Ben sizin için bunları yaparken, siz benim için hiçbir şey yapmıyorsunuz" dediğinde aç bu yazının burasını oku;


Kabileseller evet, ailesi için yaşarlar, "bireyselliği" ona çok bir şey ifade etmez ve hatta hiç bireysel kanalı yoksa anlamakta da zorlanabilir... Desteklemek, hizmet etmek, savunmak, beslemek, bakmak, paylaştırmak, bir arada tutmak, gelenekler oluşturmak gibi değerler ile ilgili bir yaşama sahiptirler. FAKAT! Bir kişi kabilesel de olsa BİREYSEL OTORİTESİ ile hareket etmek için buradadır! BU KESİNDİR. DEĞİŞMEZ. 1781'den beri gelmiş olan Homo sapiens intransitus'lar (geçiş sürecindeki homo sapiensler) olara biz kendi içsel otoritemiz ile geldik. Artık dışarıdan bir karar ile hareket etmeye çalışmamalıyız. Bu dışarıdan otoriteye ZİHNİMİZ de dahil!


Kabileseller genelde " ailem için şunu yapmalıyım, çocuğumu beslemeliyim, çalışıp eve bakmalıyım..." gibi düşüncelerle hareket etme eğilimindedirler ve bu nedenle de İSTEMEDİKLERİ şeyleri çok yapıp, genelde hassas ve beklenti içerisinde bir hayata sahiptirler. Genelde nerede duracaklarını bilemezler... Bu sorunun kaynağı zihinleri ile karar vermelidir ve bu gelmekte olan temada onları dahada zorlayacak... Bir şekilde kendi otoritelerini öğrenio, strateji ve otorite deneyim süreçlerine başlamalıdırlar ki ayak uydurabilsinler, ki yaşayabilsinler bu bireysel tema içerisinde.


Ve şunu bilmeliyiz ki; OTORİTEMİZİN kararı zaten önünde sonunda kabilemize hizmet edecek, çünkü makinenin içerisindeki frekans bu... Olması gerekeni anca bu şekilde oldurabiliriz.

"Bunu yapmalıyım çünkü ailem için iyi olan bu..." cümlesi; ZİHİN ile karar verilmiş bir eylem getirecek! Sonucu tatmin, huzur ya da başarı getirmeyecek! Bu net...

Kararın zihinle alındığını anlamak için ardında bir neden yatıp yatmadığına bakmak yeterlidir. Otorite ile alınmış çoğu kararın zihin için bir mantığı yoktur. Yapıldıktan sonra bazen zihin mantığa oturtabilir veya algılayabilir ama yinede nedenini %100 bilemez...



Eğer haritanı bilmiyorsan, tasarımını bilmiyorsan BENCE hayat ile ilgili gerçekten çok şey kaçırıyorsun. Boşuna debeleniyorsun. 10'larca deneme yanılmadan sonra yıllardın Human Design'da sabitlenip ilerlememin bir nedeni var: HER ŞEYİN bir açıklaması var! Boşluk yok!

Benim önerim ilk TASARIMINI YAŞAMA ATÖLYESİ ile başlayıp, olayı tam olarak anlaman ve sonra sürecinde daha rahat ilerlemen.

Bu bir inanç sistemi değil, olamazda... Bu kişisel gelişim saçmalıklarına da ait bir şey değil. Son derece mekanik bir yapının açıklanması... Karışık bir sistem ama insan da öyle... Zamanında alınmış bir bilgi, zamansız alınmış bir dersten gelen hasarı engeller.


120 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Commentaires


  • Gri Pinterest Simge
  • Instagram
  • LinkedIn
bottom of page