Human Design Grafiğini öğrenmek bir yolculuğa başlamaktır.

Bu hayattaki yolculuğunu anlamak, nerelerden zorluklar yaşayabileceğini, nerelerde kolaylıkla "nasıl" ilerleyebileceğini bilmek ile gerçekleşir.


Bu saf bilgi ile olabilecek bir şey değildir. Human Design grafiğini öğrenmek ya da daha derin bilgilere sahip olmak bir anlam ifade etmez. Asıl anlamlı olan yapının mekaniğini çok iyi anladıktan sonra onu deneyimlemeye başlamaktır. Yolculuğa çıkmaktır.


Kendi eşsiz bilgeliğini keşfetme yolculuğuna çıkmaktır.


7 merkezli varlıklar yani satürn beden insanlar için en önemli şey HAYATTA KALMAKtı bu sebeple de korkuları ve hayatta kalma içgüdüleri ile kurallı, stratejik ve zorunluluklarla dolu bir yaşam inşa etmişlerdi.


Ne gibi dersen;

"Okula gitmeliyim, iyi bir okulda okumalıyım, iyi bir işe girmeliyim, çok para kazanmalıyım, iyi bir çevre edinmeliyim (birbirimizi destekleyebileceğimiz), evlenmeliyim, çocuk yapmalıyım... çocuklara bakmalıyım... yani hayatta kalmalıyım!

Tema buydu ve o dönem için bu böyleydi..."

Lakin bizler Uranüs'ün keşfi ile (1781'de) Uranüs beden insanlar olarak evrildik, bambaşka bir yapı olduk, tüm sistemimiz mekaniğimiz farklılaştı... Ve artık o Satürn beden insanlar değiliz.



gif


Satürn'e bağlı değiliz, Uranüs'e uyumlanan insanlarız.

Satürn ne kadar düzen, nizem, kurallar,disiplin ise Uranüs'te o kadar tersi; kaos, yenilik, gelişimdir.



 


Bu dönüşüm olurken yukarıdaki görseldeki gibi mekanik anlamda da ciddi değişiklikler olmuştur. Bazı merkezler aynı dururken bazıları ikiye ayrılmıştır;




7 merkezli yapıdaki KALP çakrası ikiye ayrılıp 9 merkezli yapıda G (benlik) merkezi ve Ego /Kalp merkezi olurken 7 merkezlideki Solar pleksus Çakrası da 9 merkezli yapıda Dalak ( Hayatta kalma sezgisi- Sezgisel farkındalık merkezi) ve Solar Pleksus ( duygusal farkındalık merkezi) olarak 2 ayrı yapıya dönüşmüştür.



 
Düşün olsun 7 merkezli (çakralı) insan için geçerliydi... Bizler için geçerli değil... Bizler düşünerek olmak için burada değiliz. Bizler formun (bedenin) içerisinde deneyimliyoruz bilinci.
 

Tüm merkezlerin yapısı değişmiş ve ciddi farklılaşmalar olmuştur. Fakat bu başka bir yazının konusu.



Yani bizler artık tamamen kendimiz olmaya, kendi farklılıklarımızı, benzersizliklerimizi keşfetmeye ve eşsiz yaşamlarımızı yaşamaya geldik... E bu da sürekli geçmişten koşullanan zihnimiz için KAOS demek oluyor...


Ve zihin kaos sevmez çünkü sevmemesi gerektiğine şartlanmıştır. Bizi kendimizden uzaklaştırmaması için zihnimizle kararlar vermemeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bunu da bizi nerelerden yöneteceğini bilerek, öğrenerek yapabiliriz.


İşte Human Design sistemi tam olarak burada devreye giriyor.


Bize bu Uranüs bedenlerimizin, kendi eşsiz haritasını veriyor ve biz bunu öğrendikten sonra, tüm koşullanabileceğimiz yerleri, bilgeleşebileceğimiz yerleri öğrendikten sonra, zihin ile kararlar almamayı denemeye başlıyoruz. Deneme yanılmalar ile kendi eşsiz gerçeğimizi her an daha da yaşar hale geliyoruz.


Burada bir şeyi daha eklemek istiyorum;

Uranüs'ün turunu tamamlaması 84 yıl sürüyor. Bu sebeple bizlerin ilk 40 yılı biraz açık (tanımsız) merkezlerimizde ( buraya tıkla), kanallarımızda öğrenmemiz gerekenleri öğrenerek geçiyor. 40'dan sonraki yıllarımızda da daha kendi eşsizliklerimizi deneyimlemiş, bazı şeyleri kendimizde keşfetmiş, nelerin bizde işe yarayıp, nelerin yaramamış olduğunu görmüş oluyoruz. Yani daha bir kendimize gelmiş oluyoruz.



Satürn beden yani 7 merkezli varlıklar 1781'den önceki 85-90.000 yıllık bir dönemdi, bu sebeple oldukça derin bir koşullanmamız halen var üzerimizde. Yani yukarda da dediğim gibi halen hayatta kalmak için stratejik hamleler ile, zorunluluklarla yaşadığımızı düşüyoruz ve bunun aksini söyleyen biri olduğunda da ona kendinde değilmiş gibi bakıyoruz.

Oysaki bizlerin şu anda yapması gereken şey; 9 merkezli varlıklar olarak kendi eşsizliğimiz, benzersizliğimiz ile tanışıp, keşfetmek. Zihnimizin bize hükmetmesine izin vermemek, ya da dışarıdan birinin / birilerinin... Zihin her zaman araya girmeye çalışacak " bu bu şekilde olmaz, senin böyle yapmaman gerekli, değişmemelisin, kime nasıl açıklarsın, aptal diyecekler, aç kalıcaksın, yalnız kalacaksın..." gibi... Düzen sağlamaya çalışacak ama şunu hatırlamalıyız ki; zihnin bizim için neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilemez! Bilemeyecek ve düzen sağlayayım derken bizim için tam bir kaos yaratacak... Çünkü kendimizi gerçekleştirmemeizi engelleyecek. Bunu ancak kendi strateji ve otoritemizi çok iyi anlayarak dönüştürebiliriz. Kendi yapımızı anladığımızda farkındalığımız yüksek, bilincimiz yüksek bir yerden yaşadığımızda o düzensizliğin aslında bizim düzenimiz olduğunu görmeye başlarız ve bu yolculuktan tat almaya başlarız.



NOT: Zihin bir düşman tabii ki değil sadece kararlarımızı vermek için burada değil. Bunu ileride Zihni anlamak üzerine yazacağım yazılarda detaylı anlatmayı düşünüyorum.




Sonraki adımlar

Şimdi temel bilgileri edinin:

Bilgilendirme; Bu sayfadaki bilgiler Ra Uru Hu'nun öğrettiği; IHDS'dan alınan eğitimdeki bilgilere sadık kalınarak hazırlanmıştır.
298 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör
  • Gri Pinterest Simge
  • Instagram
  • LinkedIn